ingilizce sözlük, ingilizce, ingilizce.org
Türkçe
English
Deutsch
русский
· Sözlük · Dictionary · Wörterbuch · Словарь
Kayıt Ol | Giriş Yap | İletişim
Kelime:
»
Bire Bir Sonuçlar
are Dinle! {ɑ:r}
  • (N) ar
İlişkili Sonuçlar
ABC warfare
  • (N) atomik, biyolojik ve kimyasal silahlarla savaş
square accounts with
  • (ID) hesaplaşmak, hıncını almak
square an account
  • (V) hesap: hesabı ödemek, hesaplaşmak
admit bearer
  • (V) giriş izni olanı almak, giriş kartı olanı almak
adoptive parents
  • (N) evlât edinen anne baba
aftercare Dinle! {'æftər,keər}
  • (N) sonraki bakım, tamamlayıcı tedavi, salıverilme sonrası yardım, tahliye sonrası yardım
air warfare
  • (N) hava çarpışması
Are you allergic to any medications?
  • (PHR) alerji: Herhangi bir ilaca alerjiniz var mı?
antenatal care
  • (N) doğum öncesi bakım
Where is the nearest antique store?
  • (PHR) antikacı: En yakın antikacı nerede?
apparel Dinle! {ə'pærəl}
  • (N) kılık, kıyafet, giysi, elbise, üst baş, süs
apparent Dinle! {ə'pærənt}
  • (A) belli, açık, aşikâr, ortada, bariz, besbelli, anlaşılır, görünüşte olan
apparently Dinle! {ə'pærəntlı}
  • (ADV) belli ki, anlaşılan, görünürde, görünen o ki, görünüşe göre
aquarelle Dinle! {,ækwə'rel}
  • (N) suluboya, suluboya resim
aquarellist Dinle! {,ækwə'relıst}
  • (N) suluboya ressamı
area Dinle! {'eərıə}
  • (N) alan, bölge, yüzölçümü, bodrum girişi, harekât bölgesi
freetrade area
  • (N) bölge: serbest bölge, bölge: serbest ticaret bölgesi
zip area
  • (N) posta kodu bölgesi
area bell
  • (N) bodrum girişi zili
areal Dinle! {'eərıəl}
  • (A) bölgesel
areca Dinle! Dinle! {'ærıkə}
  • (N) areka, bir tür palmiye
arena Dinle! {ə'ri:nə}
  • (N) arena, sahne, mücâdele alanı, alan, meydan
arete Dinle! {ə'reıt}
  • (N) sarp dağ geçidi
assembly area
  • (N) içtima alanı
Are there any authentic restaurants around here?
  • (PHR) otantik: Buralarda otantik restoran var mı?
aware Dinle! {ə'weər}
  • (A) farkında, farkında olan, haberdar, uyanık, tetikte
be aware
  • (V) farkında olmak, haberi olmak
be aware of
  • (V) bilgisi olmak, çakmak
be aware of smth.
  • (V) haberdar olmak
become aware of
  • (V) farketmek, farkına varmak
become aware of smth.
  • (V) haberdar olmak
© ingilizce.org